ayse-ozkiper-001

Ayşe Özkiper

Etik ve Teknik Projelendirme Danışmanlık Firma Ortağı/ Aydınlatma Mimarı/ İTÜ Mimar

Artan nüfus, değişen yaşam şekilleri ve ihtiyaçlar çok katlı binaların daha çok tercih edilmesine neden olmuştur. Kütle olarak yeryüzünde oluşturdukları lekenin küçük olması, şehircilik açısından olumlu görülmektedir. Çünkü bu sayede daha çok yeşil alan bırakılabilmektedir. Bu yeni tarz, klasik binalara göre olumlu ve olumsuz pek çok fark yaratmaktadır. Yüksek binalara aydınlatma açısından baktığımızda da önemli farklardan bahsedebiliriz.

Bunlardan en önemlisi yüksek binaların birim alan başına en yüksek enerji sarfiyatına sahip bina türü olmasıdır. Önceki yazılarımızı okuyanlar sürdürülebilir, yeşil bina tasarımlarına önem verdiğimizi biliyorlar. Yüksek binalarda aydınlatma tasarımı için ilk adım doğal aydınlatma olmalıdır. Mekan derinliklerinin olabildiğince az tutulması, doğal aydınlatmanın içerilere alınabildiği ışıklıklar vb. mimari tasarım aşamasında ele alınmalıdır.

Doğal ışık, sadece yapay aydınlatma ihtiyacını azaltan bedava bir alternatif olarak görülmemelidir. Günümüzde her üretimin öncelikli olarak çözmesi gereken sorun karbon ayak izidir. Ama sadece bununla bitmiyor. İyi bir havalandırma ve aydınlatmaya sahip mekanlarda çalışan verimi %16-40 oranında artıyor. Çoğunlukla, yüksek binalar aynı zamanda büyük binalardır. Dolayısı ile farklı kullanım zamanları, ihtiyaçları ve alışkanlıkları nedeni ile homojen aydınlatma sistemleri işletme sırasında son derece verimsizdir. Bu nedenle yüksek binalarda aydınlatma otomasyonu mutlaka kullanılmalıdır.

lights-hong-kong-city-skyline-citynight-light-beams-1920x1080-wallpaper

Bu tür binalarda iç aydınlatma sistemimizi 4 temel başlıkta inceleyebiliriz.

  • İşlevsel aydınlatma
  • Çevre(periferik) duvar aydınlatması
  • Ortam (ambiyans) aydınlatması
  • Acil durum (emergency) aydınlatması

İşlevsel aydınlatma elemanları mutlaka kullanıcı farklılıklarına göre seçenekler sunacak şekilde çeşitlenmelidir. Örneğin, masa lambaları, ayaklı armatürler ( free standing lamp) gibi kişinin yönetebildiği,  ışık şiddetini ayarlayabildiği armatürler kullanılabilir.

Bütün bunların yanında yüksek bina aydınlatması denildiğinde elbette cephe aydınlatması asıl unsurdur. Şehrin siluetine katkıları, çok uzak mesafelerden görüldükleri için heykelsi etkileri ve elbette yüksek bütçelerle yapıldıkları için tasarım değeri daha yüksek yapılar olmaları beklentisi, yüksek binaları kent envanterinin en önemli elemanları yapmaktadır. İkilem de burada başlamaktadır. Yüksek binalar, bize, aydınlatacağımız çok büyük yüzeyler mi sunmaktadır, yoksa doğaya aykırı çok büyük bir sorun mu yaratmaktadır? Başka bir ifade ile, yüksek binaların kocaman cephe yüzeyleri fırsat mıdır, doğaya ve kent yaşamına yönelik büyük bir tehdit mi? Doğrusu, ne yeniliklere karşı duran eski kafalı bir yaklaşım, ne de kentin pahalı oyuncaklarının modern dünyaya atılmış birer imza olduğu hoyratlığı kabul edilebilir.

Yüksek binalar kentte pek çok soruna neden olurlar. Bunlardan bazıları;

  • trafik yoğunluğu
  • hava hareketlerinin değişmesi
  • doğal yaşam ile uyumsuzluk
  • görsel kirlilik
  • atık yoğunluğu

olarak ele alınabilir.

Yüksek binaların kente yönelik olumsuz etkisi içinde aydınlatma ile ilgili olanlar oldukça önemlidir.

Zavallı Kuşlar

Yüksek binaların doğal yaşama en olumsuz etkisi, uçan canlılara etkisidir. Güçlü bir cephe aydınlatması kuşların yollarını bulmalarını zorlaştırmaktadır. Bu durum binaların etrafında oluşan hava hareketlerinden daha olumsuz sonuçlar bile doğurur.

Moda olduğu üzere kontörü aydınlatılmış binaya yaklaşan kuş sürüsü, kütlenin dolu olduğunu algılamakta zorluk çekip, sadece ışıklandırılmış alanları engel olarak algılayabilmekte ve topluca binaya çarpabilmektedir. Bu nedenle Amerika’da göç zamanlarında göç yolundaki yüksek binaların ışıkları pilot aydınlatma dışında tamamen kapatılmaktadır.

Uykusuz Geceler

LED teknolojisinin  fütursuzca kullanımı ile binalar geceleri  yüksek şiddette aydınlatılmaktadır. Büyük yüzeylere sahip bu binaların cephe aydınlatmaları ile kimi yerlerde binanın etrafındaki  yerleşim alanı bile aydınlanabilmektedir.

Bu şiddette yapılan aydınlatmada yandaki bina ve onun yanındakinden çok daha büyük bir alandan sorumlu olduğumuz, cephe aydınlatması tasarımında kesinlikle unutulmamalıdır.

Kentlerimizde, yatak odalarında sağlıklı bir uyku çekemeyen çok sayıda “ışık mağduru” var. Gece vakitlerinde 2-3 km mesafelerde ışık kirliliğine sebep olmamak için cephe aydınlatması çizgisel  LED’den,  daha itinalı çözümlere muhtaç. Binanın tüm iskeletinin ,yatay ve düşey çizgiler ile belirginleştirilmeye çalışılması her zaman doğru olmayabilir.

Işık kirliliğinin bir başka boyutu da gökyüzüne kaçan ışıktır. Gelişmiş ülkelerde bu konuda sınırlamalar bulunmaktadır. Aslında sadece yüksek binalarda değil, peyzaj aydınlatmasında da  siperli  olmayan armatürlerin kullanımı, pek çok ülkede yasak veya istenmeyen durumdur. Örneğin siperli olmayan glob armatürlerin kullanılması uygun değildir.

Yüksek binaya dönersek, gökyüzüne yönelmiş elemanlar kesinlikle kullanılmamalıdır. Burada, metrik bazı değerleri bir kenara bırakırsak, bir binanın bulunduğu caddede, açık bir havada rahatlıkla yıldızları tam kontrast ile izleyebiliyor olmalıyız.

Detaylar baştan çözülmeli

Yüksek binalarda cephe aydınlatmasının yerleştirilmesi için çeşitli mimari detaylara ihtiyaç vardır. Binanın büyüklüğü ve yükseklikten dolayı, çoğu kez aydınlatma armatürleri için cephede yer alan yuvalar gibi detaylara ihtiyaç vardır. Bu nedenle cephe aydınlatması tasarımı mimari proje aşamasında tamamlanmalıdır.

Tasarım İlkeleri

Yüksek binalarda aydınlatma tasarımında önemle üzerinde durulması gereken ilkeleri  özetlemek gerekirse

  • doğal aydınlatma öncelikle tercih edilmelidir
  • aydınlatma otomasyonu kullanılmalıdır
  • kullanıcıya özgürlük sağlayacak şekilde çeşitlilik sunulmalıdır
  • endirek aydınlatma işlevsel aydınlatmada kullanılmamalıdır
  • gereksiz yüksek şiddetli cephe aydınlatması yapılmamalı, ışık kirliliğine neden olunmamalıdır
  • cephe aydınlatmasının mimari detaylara etkisi dikkate alınmalıdır

 

Modern yaşamın baskın simgeleri olan yüksek binaların, şehirlerimizin karakterini şekillendirdiğinin bilincinde olarak titizlikle ele alınmasını dilerim.

Yorumlar

Yorum Mesajınız