viko-logo1- Şirketinizi kısaca tanıtıp, faaliyetlerinizden bahseder misiniz?

VİKO, Panasonic Ekolojik Çözümler Şirketi’ne bağlı bir kuruluş olarak İstanbul Sancaktepe’de 56,000 m2 kapalı alana sahip, Türkiye’nin sektöründeki en büyüğü olarak tanımlanan endüstriyel tesislerinde elektrik enerjisinin aktarılması, kullanılması ve daha kolay sunumu amacıyla çözümler üretmektedir.

VİKO olarak, yeni ürün sunmaktan öte, müşterilerimiz için değer yaratmaya odaklanan bir yaklaşıma sahibiz. Bu nedenle inovasyonu, ürün kalite ve güvenliğini, özgün tasarımları ve verimliliği yaşam alanlarına bir arada taşıyan yenilikçi ürün ve çözümler sunmak için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bu yaklaşımdan aldığımız esinle ortaya çıkan misyonumuzu da, “Konfor, güvenlik ve enerji verimliliğini artıran yenilikçi ürün ve çözümleri tüm paydaşların memnuniyetini gözeterek tasarlamak, üretmek ve dünya pazarlarına sunmak.” olarak tanımlamış durumdayız. Bu misyonu hayata geçirirken gelişmekte olan bir yönetim paradigması olan sürdürülebilirlik kavramını kurumsal bir değer olarak ele alıyoruz.

Sürdürülebilir, aydınlık bir gelecek için, yeni nesil ürünler ve teknolojiler sunarak enerjide tasarruf kültürünü yaygınlaştırmaya destek olacak ürünler geliştirirken, bu alandaki sorumluluğumuzu tüm süreçlerde ele almaya Orhan Ünalgayret göstermekteyiz. Enerji ve doğal kaynakların daha verimli bir şekilde kullanılmasını sağlayan, atıkların çevreye zarar vermemesi için gerekli önlemleri alan, daha yaşanılabilir bir çevre oluşturmayı ve bu konuda toplumun duyarlılığını artırmayı hedefleyen bir kuruluş olduğumuzu söyleyebilirim.

2- Cironuz içinde Ar-Ge’nin payı nedir? Şirket politikanız içinde Ar-Ge ve inovasyonun yerini kısaca anlatır mısınız? Söz konusu alanda kaç kişiyi istihdam ediyorsunuz?

 

VİKO, kurulduğu günden bu yana Ar-Ge ve tasarım çalışmalarını odak noktası olarak görmüş ve bu alana ayrı bir önem vermiştir. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından da onaylı olan Ar-Ge merkezimiz ile yetenekli insan kaynağımız, her ülke insanı için ayrı düşünüp üreten hız ve donanıma sahiptir. VİKO’nun ürün çeşitliliğini inovasyon ve kalite ile buluşturabilmedeki bu hızı, global tercihlere cevap verebilme yeteneği olarak önemli bir avantaja dönüşmekte ve yeni ürün sunma dinamiklerimizi olumlu etkilemektedir. Yaklaşık 70 çalışanımızın hizmet verdiği Ar-Ge merkezimiz için ayırdığımız bütçenin ciromuzdaki payı %3,4 civarındadır ve bu oran Türkiye ortalamasının oldukça üzerindedir. Patent sayısı bakımından da 27 başvuru ile 19. sırada yer aldığımız düşünüldüğünde ülkemizde oldukça iyi bir noktada olduğumuzu belirtmeliyim.

VİKO AR-GE Merkezi, inovasyon boyutları yüksek, TÜBİTAK destekli TEYDEP projeleri ve üniversite-sanayi iş birliği kapsamında San-Tez projeleri gerçekleştirmeye devam etmektedir. Panasonic grubuna dahil olduktan sonra Ar-Ge merkezimiz, Panasonic Ar-Ge takımları ile pek çok farklı proje üzerinde çalışmaya başlamıştır. Bunların arasında özellikle geleceğin akıllı şehirlerinin alt yapısını oluşturacak olan akıllı şebekelerin temel taşı niteliğindeki “Akıllı Sayaçlar ve PLC Teknolojili Uzaktan Okuma Sistemleri”ni örnek verebiliriz. Bu projenin hayata geçmesi, ülkemiz için hayati önem taşıyan enerjinin verimli kullanımı ve yönetilmesi, kayıp ve kaçakların izlenmesi gibi pek çok konuda önemli katkı sağlayacaktır.

3- Ar-Ge çalışmalarına verdiğiniz önem, inovasyon alanındaki çalışmalarınızı nasıl etkiliyor?

İçinde bulunduğumuz çağ, rekabet koşullarını hızla değiştirmeye devam ediyor. İnovasyon ise bu rekabetçi ortamda avantaj sağlama, fark yaratma ve yeni değerler üretme adına her geçen gün önem kazanan bir kavram. 2010 yılından bu yana faydaları ölçülebilen değerler üretmek ve rekabet avantajı sağlamak amacıyla İNNOVİKO projesini yürütmekteyiz. Amacımız çalışanlarımızca inovasyonun anlaşılması, inovatif fikirlerin üretilmesi ve tartışılması, böylelikle yenilikçiliğimizin sürdürülebilirliği için inovasyonun bir kurum kültürü olarak kuruluşumuzun DNA’sına yerleşmesidir. İnovatif tasarımlarla kurguladığımız “İNNOFİKİR Odası” ile “Benim bir fikrim var! Çalıştığım proje ile ilgili konsantre olmaya ve çekilmeye ihtiyacım var!”  diyen çalışanlar için fikirlerini besleyebilecekleri, bir araya gelerek yeni fikirlerini hayata geçirilebilecekleri bir ortam sağlamış bulunuyoruz. İnovasyon kültürünün sürdürülebilir bir şekilde yaşaması için uygulamaya geçen İNNOFİKİR saatleri ile de liderlerimizin sorumluluğunda her çalışanın inovasyon anlayışını “gönüllü” olarak sahipleneceği bir ortam oluşturuldu. Bu kapsamda gerekli sinerjiyi oluşturmak için   “Vizyona Giden Yolda Beynimizi Yoldan Çıkarma Toplantıları” hayata geçmeye başladı. Böylece kuruluşun tamamını işin içine katarak inovatif düşünme, iş yapma biçimi haline dönüştü.

4- Sektörünüzde sizce Ar-Ge ve inovasyonun yeri nedir? Türkiye’de sektörünüzde dünyayla karşılaştırıldığında gelinen nokta nedir?

 

Anahtar ve priz serileri gibi doğrudan son kullanıcılara hitap eden, ev dekorasyonunun önemli bir unsuru haline gelen ve yaşam tarzımızdaki değişikliklerden daha çabuk etkilenen ürünlerde, yeni ürünlerle ilgili talepte ve dolayısıyla pazara sunum hızında giderek artış yaşanmaktadır. Alçak gerilim şalt ürünleri gibi ürün yaşam döngüsünün nispeten uzun olduğu hallerde ise yeni ürünlerin piyasaya daha uzun aralıklarla sunulduğunu söyleyebiliriz. Ancak VİKO olarak, yeni ürün sunmaktan öte müşterilerimiz için değer yaratmaya odaklanmış durumdayız. Bu nedenle inovasyonu, ürün kalite ve güvenliğini, özgün tasarımları ve verimliliği yaşam alanlarına bir arada taşıyan yenilikçi ürün ve çözümler sunuyoruz. Ürün gamımızda yer alan dokunmatik paneller, evinizi uzaktan kontrol etmenize imkan veren akıllı telefon bağlantıları ve hareket dedektörleri bunlara örnek verilebilir. Rekabette de inovatif ürünün önemi, yeni üründen çok daha büyük. Bu nedenle global rekabette avantaj sağlamak için inovasyon ve müşterilere değer sunmak şart.

 

 

 

Yorumlar

Yorum Mesajınız