Doç.Dr. Deniz Ayşe Yazıcıoğlu

İstanbul Teknik Üniversitesi

Mimarlık Fakültesi

deniz-ayseDünyadaki yeni aydınlatma eğilimlerini, bulunan yeni malzemeler, sistemler ve uygulamalar yönlendiriyor.  Her şey gibi tasarımın da günün koşullarına göre değişerek geliştiği bu noktada, dünyada şehircilik anlayışının aydınlatmayla değişen yanları var. Genel eğilim, şehirde turistleri çekecek ya da şehir halkına iyi hissettirecek sembolleri, teknolojinin son ürünlü aydınlatma projeleriyle daha görünür, daha dikkat çekici hale getirmek; tabii enerji tasarruflu yöntemlerle…

Geleceğin tasarımcıları ve tasarım şirketleri artık anlamlı şekillerde ışıkla insanları birbirlerine bağlamanın potansiyelini kullanıyorlar. Son yıllarda özellikle metropollerde artan bir şehircilik eğilimi haline gelen simge yapıların aydınlatılması, özel günlerdeki kutlamaların, barış ya da kampanya çağrılarının, dini ve ulusal bayramların, yeni yıl kutlamalarının, festivallerin, yarışların, tören ve resmigeçitlerin en önemli eşlikçisi, kimi zaman başrol oyuncusu artık. Çünkü birer sembol ya da simge haline gelmiş yapıların, aydınlatmak suretiyle altını çizmek, kent yönetimlerinin de şehrin siluetini değiştirmek için kolayca uygulayabileceği ve çok etkili sonuçlar alabileceği bir yöntem. Üstelik coğrafya ayırt etmeksizin, genel olarak dünyada tüm kent sakinlerinin sevdiği, memnuniyetle karşıladığı bir uygulama…

Bu bakış açısından yola çıkarak oluşturulan yeni şehircilik anlayışı, yılın herhangi bir zamanında yapıların, kulelerin, köprülerin, heykellerin, çeşmelerin, anıtların aydınlatılmasını da yavaş yavaş sıradan hale getiriyor. Örneğin yeni eğilimlerden biri büyük metropollerde gökdelenlerin LED ışıklarla aydınlatılması ve böylece siluetlerinin geceleri de etkileyici şekilde görünür hale getirilmesi. Sonuçta LED’ler uzun ömürlü, dayanıklı aydınlatma elemanları verimliliğiyle gün geçtikçe artan çevre bilincine hizmet ediyorlar. Üstelik LED’ler uygulama açısından da, bilgisayar programları tarafından kontrol edilebildikleri için kolay, sonsuz renk seçenekleriyle bir binanın karakterini değiştirebiliyorlar. O güne özel bir renk uygulaması gerçekleştirerek tüm şehir halkının aynı anda aynı şeyi düşünmesini sağlayan büyülü bir değişim getiriyorlar. Böylece geceleri şehirlere canlılık kazandıran aydınlatma uygulamaları aynı zamanda ekonomik bir bütçeyle gerçekleştirilebiliyor. Hatta tarihi tiyatro ve opera binaları için de uygulanan farklı aydınlatma yöntemleriyle, en azından geceleri eski binalara yeni bir hayat verilmiş oluyor; kentin mimarisi renkleniyor. Köprüler gece manzarasının en güzel enstrümanları haline geliyor.

Benzersiz dijital imkanlar, tasarımcıdan sonra uygulayıcısına da kentsel ölçekte büyük bir aydınlatma sistemini koordine edebilme yeteneği kazandırılıyor. Sadece sanat eserleri ve simgeler değil, bir kamusal alanı ya da yapıyı işaret eden ışıklar, bazen kültürel bir proje üretmek, bazen bir organizasyonu desteklemek amacıyla kullanılabiliyor. Örneğin, 2010 yılında, New York’taki EmpireState binasını pembe ışıklarla donatan EsteeLauder firması, Meme Kanseri Bilinçlendirme Kampanyası için yeni bir kategori oluşturmak için 24 saatlik bir uygulama gerçekleştirmişti. Bu kampanya dahilinde, çoğu simgesel 38 tarihi yer 24 saat boyunca pembe ışıklarla aydınlatıldı. İçinde Melbourne Federasyon Meydanı ve Canberra Ulusal Kütüphanesi (Avustralya), Taj Mahal Palace&Towel Hotel(Hindistan),  Burj Al Arab (Dubai), Tokyo Kulesi (Japonya), LasCondes City Hall (Şili), Hotel Majestic (Fransa) gibi ikonik yapıların da olduğu aydınlatma projesi, tüm dünyada büyük yankı ve bilinç uyandırmıştı. Çünkü bu anıtlar pembeye döndüğünde meme sağlığı için kadınları uyarmak ve erken teşhisin önemini vurgulamak adına uluslararası bir sembol haline geliyorlardı. Bu durumda aydınlatma tasarımcıları için artık her şehir yaratıcı bir yenilenmeye açık, boş bir tuval sayılır. Yeni teknoloji, özellikle de LED teknolojisi ile ortaya konabilecek cesur projelerle tasarımcılar hayal ettikleri her şeyi yapmanın bir yolunu bulabilirler. Gerekli altyapı, işlevsellik ve yeni fikir kıvılcımlarıyla vizyon bir araya geldiğinde, bir şehrin sonsuz bir renk paleti içine gömülmemesi için sebep yok. Yapılması gereken, ikonik siluetleri bu renk paletinin içinde önceden hayal etmek; kalanı teknolojinin verimliliğine kalıyor. Bir şehrin artık ışıklarıyla markalaşması bile söz konusu olabilir.

TOWER BRIDGE, LONDRA, İNGİLTERE

london-tower-bridge-22

İngiltere’nin başkenti Londra’nın kalıcı miraslarından biri olarak, kentin akla ilk gelen sembolü olan Tower Bridge, Londra’da gerçekleşen 2012 Yaz Olimpiyatları’ndan hemen önce başarılı bir aydınlatma projesiyle yenilenmiş. Londra’nın ikonik mimari detaylarının başında gelen Tower Bridge, yenilenen aydınlatma sistemiyle 118 yıllık tarihinde ilk kez geceleri de net şekilde görülür olmuş. Gotik kuleler, pencereler, geçit gibi karakteristik bölümler ilk kez değişken renklerle dışarıdan ayırt edilir hale getirilmiş. General Electric firmasının LED aydınlatma sistemiyle geliştirilen aydınlatma projesi, özellikle köprü estetiğini ortaya çıkarmak ama aynı zamanda enerji verimli bir sistem kullanmak üzerine kurulu bir bilinçle tasarlanmış.TowerBridge’in yeni aydınlatma elemanları General Electric90W LED aydınlatmalardan oluşuyor. 2 kilometre uzunluğundaki “Tetra Kontur mimari LED aydınlatma” taş ve metal üzerine, köprünün mimari özelliklerini ortaya çıkaracak şekilde kurulmuş. Aydınlatma seçenekleri özel durumlarda değişiklik yapmak üzere kontrol edilebilir şekilde monte edilmiş.  Hayata geçirilen yeni aydınlatma projesiyle yüzde 40 oranında enerji tasarrufu sağlanıyor.  Londra’nın 2012’deki Belediye Başkanı Boris Johnson, TowerBridge’in yeni aydınlatmaları için, şehrin sembolü olan köprünün, Londra’nın en sevilen yerlerinden biri olduğunu ve bundan böyle gerçekleşecek kutlamalarda da pırıl pırıl bir rol oynayacağını söylüyor.

CRISTO REDENTOR, RIO DE JANEIRO, BREZİLYA

big_thumb_620538cecbef3c7f0a3ca5f3c955a978

Brezilya’nın Rio de Janeiro kentindeki Corcovado dağı üzerine inşa edilen, şehrin en önemli sembolü Kurtarıcı İsa heykeli, 2007 yılında Dünyanın Yeni Yedi Harikası’ndan biri seçilmişti. Mart 2011 tarihinde yeni bir ışıklandırmayla aydınlatılan heykel, OSRAM’ın parlak LED ışıklarıyla adeta yıkanmış. Ziyaretçilere merak uyandırmak ve ilham yaratmak için projelendirilen aydınlatma tasarımı Peter Gasper’a ait. Dünyanın en büyük Art Deco heykeli kabul edilen 130 metrelik simge, 1931 yılında tamamlanmış. O günden bu yana Rio’nun ve Brezilya’nın tarihsel simgesi. 300 LED projektör kullanılan aydınlatma projesinde, 40 konutluk enerji tüketimine eşdeğer bir aydınlatma söz konusu iken, yeni sistem sayesinde önemli ölçüde enerji tasarrufu elde edilmiş. Üstelik enerji tasarrufunun yanı sıra, geleneksel ampullere göre çok daha az ısı üreterek, bitkiler ve hayvanlara zarar vermeyecek şekilde yapılandırılmış. Bu özel çalışma (64 TraxonShield AC) akıllı aydınlatma sisteminin uzantısı. Güçlü ancak son derece enerji tasarruflu ve düşük maliyetli 30 soğuk beyaz ışık (LinerShield AC), çeşitli mesafelerde heykelin tabanı etrafına yerleştirilmiş. Hassas, ancak eşsiz ayrıntıları ortaya çıkaran aydınlatma, kurulumu programlanabilir, internet, cep telefonu veya tablet aracılığıyla etkinleştirilebilir ya da devre dışı bırakılabilir şekilde tasarlanmış. Projektörler özel lensler sayesinde kendi ışığına odaklanıyor. Farklı renkte LED’lerin kullanılması sebebiyle hızlı renk değişimi kontrol edilebiliyor.

STATUE OF LIBERTY, NEW YORK, ABD

New light-emitting diodes or LEDs illuminate the Statue of Liberty on Liberty Island after the new system was turned on in New York, Tuesday, July 7, 2015. The system comes from Musco Lighting of Oskaloosa, Iowa. Musco systems are also in place at the Washington Monument, the White House and the Flight 93 National Memorial. (AP Photo/Kathy Willens)

İnşa edildiği 1886 yılından bu yana, Amerika Birleşik Devletleri’nin önemli simgesi haline gelen New York’taki Özgürlük Anıtı ya da Özgürlük Heykeli, aynı zamanda bir gözlem kulesi. Heykel, Amerika Birleşik Devletleri’ne 100.kuruluş yılında Fransa tarafından hediye edilmiş; sadece şehrin ve ülkenin değil, özgürlük ve demokrasinin evrensel bir sembolü olarak kabul ediliyor. New York’un Özgürlük Adası’nda yer alan anıt, 2015 yılında Musco tarafından yeniden projelendirilen aydınlatma tasarımı sayesinde daha önce hiç olmadığı kadar görkemli hale getirildi. LED aydınlatma çözümü geliştirilerek tasarlanan yeni aydınlatma sistemiyle gece gökyüzüne yansıtılan ışığın miktarı azaltılırken, anıtın tüm estetik ayrıntılarını vurgulayan hassas optikler kullanıldı. Yüzde 62 enerji tasarrufu sağlanan yeni LED aydınlatma sistemiyle, heykel akşamları daha çok ışık yayıyor. Sandy Kasırgası öncesinde, 2012 yılından bu yana geçici bir sistemle aydınlatılan Özgürlük Heykeli, bunun yerine kalıcı bir aydınlatma sistemi ile New Yorklu milyonlarca insanın deneyimini arttırıyor.

LA TOUR EIFFEL, PARİS, FRANSA

202_1la_tour_eiffel_paris_france

Fransa’nın Paris şehrinde, dünya çapındaki ünü ile boy gösteren demir kule Eyfel, Fransa’nın bir numaralı sembolü. Bugün yılda altı milyon turistin ziyaret ettiği Eyfel Kulesi, aslında Fransız Devrimi’nin 100.yıl kutlamaları için gerçekleştirilen fuarın giriş kapısı olarak inşa edilmiş. Artık her akşam Paris üzerinde altınla kaplanmış pırıl pırıl parlayan bir kule olarak bulunuyor. Bir elektrikçi ve aydınlatma mühendisi olan Pierre Bideau tarafından icat edilen ve 31 Aralık 1985 tarihinde yine kendisi tarafından tanıtılan, yüksek basınçlı sarı-turuncu sodyum lambalar ile donatılmış 336 projektörle aydınlatılan Eyfel Kulesi, oybirliği ile beğeni toplamış. Bu aydınlatma sayesinde, Paris’in yanı sıra Fransa’da ve dünyanın diğer şehirlerinde anıtların da aydınlatılması için başlangıç noktası oluşturmuş. Aşağıdan yukarı doğru yönlendirilen bir ışık huzmesi yapının içinden kuleyi aydınlatıyor. 1958 yılından bu yana, 1290 projektör dışarıdan anıtın ince metalik yapısını vurgulayarak aydınlatıyor. Bu projektörler sayesinde kulenin gece ziyaretçilerinin kullanım alanları aydınlanıyor ve daha önemlisi estetik etkisinin yanı sıra, kulenin gece güvenliği operasyonunda önemli rol oynuyor. 2004 yılında 1 KW yerine, 600 Wattlık sensorlerle yer değiştirilerek yenilenen ve akşamüzeri devreye giren sensorler, yaklaşık yüzde 40 oranında enerji tasarrufu sağlıyor.  2007 yılından bu yana aynı yenileme işlemi 336 projektör için gerçekleştirilmiş.

FONTANA Dİ TREVİ, ROMA, İTALYA

fontana_di_trevi_by_night

İtalyan mimar NicolaSalvi tarafından tasarlanan ve PiettoBracci tarafından tamamlanan Klasik ve Barok tarzdaki çeşme, dünyanın en ünlü çeşmelerinden biri olarak Roma’nın merkezindeki üç yolun kesişme noktasında bulunuyor. Su kemerleriyle şehir merkezine taşınan içme suyunun terminal noktasını oluşturan Trevi Çeşmesi, ana temasını denizin oluşturduğu bir hikayeye bağlantılı heykeller ve süslemelerle bezenmiş zengin bir cepheye sahip. 8, 12 ve 15.yüzyıllarda restore edilen çeşme, 1998 yılında büyük bir düzenleme yapılarak temizlenmiş, tüm çatlakları usta zanaatkarlar tarafından tamir edilmiş. Ayrıca sirkülasyon pompaları ve diğer bozulan bölümleri elden geçirilerek su sistemi yenilenmiş.  Son olarak, Fendi Modaevi sponsorluğunda Kasım 2015’te tamamlanan kapsamlı restorasyon çerçevesinde 100’den fazla LED kullanılarak aydınlatma projesi de geliştirilerek yenilenmiş. Roma şehrindeki en popüler buluşma noktası olan çeşmenin, yeni aydınlatmalardan sonra cephesinde bulunan mitolojik sahneler daha etkileyici bir görünüm kazanmış.

SYDNEY OPERA HOUSE, SIDNEY, AVUSTRALYA

19-jpg

Sidney şehrinin simgesi ve dünyanın en ünlü binalarından biri olan Sidney Opera Binası, sık sık meydana gelen trafo arızalarını gidermek ve yaşlanan aydınlatma sistemini yenilemek için aydınlatma mühendisleri tarafından yeni bir proje hayata geçirilmiş. Verimsiz ve yüksek enerji kullanımına neden olan halojen lambalar yeni projede yerini LED tasarruflu aydınlatmalara bırakmış. Aydınlatma teknolojisindeki yeni gelişmelere göz önüne alınarak konser salonunun ihtiyaçlarını karşılayacak özel bir çözüm geliştirmek üzere içeride çalışan uzmanlara sunulmuş; amaç sanatsal, estetik ve sürdürülebilirlik kriterlerine uygun olmasıymış. Konser salonundaki görünümün değişmeden ve bozulmadan kalması için orijinal mimari özelliklerinin göz önüne alınması ön şart olmuş. Kırmızı, mavi, yeşil, beyaz ve kehribar LED aydınlatmalar ideal tonlara ulaşmak için siyah ve turuncu ile karıştırılmış. Sonuçta geleneksellikten uzaklaşmadan, nostaljik bir his uyandıran, estetik bir aydınlatma çözümü bulunmuş. Farklı efektler ve renk çeşitliliği ile konser salonu performansları yeni bir boyut kazanmış. Öte yandan elektrik tüketiminde eski sisteme oranla yüzde 75 tasarruf sağlanırken, yeni armatürlerle çok daha az ısınan ortamda klima kullanımı da azalmış. Sidney Opera Binası yüzde 75 enerji tasarruflu yeni LED aydınlatma sistemiyle, Sürdürülebilir Mükemmellik alanında 2014 Yeşil Küre Ödülü’nü kazanmış.

Yorumlar

Yorum Mesajınız