basliksiz-6

 

 

 

 

 

 

 

Yoksa, söndürün ışıkları da görün ne olduğunu!…”

5 Ekim 2016

Gelin girelim hep birlikte cadde üstü bir mağazadan içeriye.. Vakitde, akşamın ilk saatleri olsun.. Yani ne kadar lamba, led, med varsa yanmaya başlamış ve aydınlanmış olsun ortalık.. Elbette ille de akşamı beklemek gerekmiyor lambaları yakmaya.. Artık, iç mekânı dış mekâna bağlayan bir vitrinden dahi yoksun,yani gün yüzü görmezAVM’ler yüzündenmaalesef mağazalarımız, mağara yaşamındadır çoktan.. Yani aydınlatma dediğimiz şey, bir mağaza için hayati önemdedir artık..Kepenk indirmeye gerek yokâdetâ.. Işıkları söndürün yeter !..

basliksiz-1AYDINLATMANIN ÖNEMİ..

O zaman sıra şu soruya geliyor : O aydınlatma, o mağazayı bir anlamda gün yüzüne çıkarıyor, yani yaşamayeniden “bağlayabiliyor mu”, yoksa büsbütün“soğutuyor mu”hayattan?..İşte bütün mesele!..Tıpkı Hamlet gibi;“olmak ya da olmamak!..”Yani demem şu ki; artık doğru bir aydınlatma, bütün mağazalar için“can suyudur!..” Yeter ki dozunda verilebilsin!..Nefes aldırsın, ama boğmasın!..Yani abartarak bütün dikkati aydınlatmaya değil, satışa sunulan mallara yöneltmesini bilsin.. Ya da özel bir merakla dibine kadar yaklaşmadan; o ticari ürünün rengini, ruhsarını, dokusunu ve hatta sertliğini veya yumuşaklığını hissettirecek bir marifete sahip olabilsin.. Kim demiş bu işler çok kolay diye ?.. Kolay olsaydı herkes yapardı..Bugünden tezi yok. Başlayın düşünmeye!.. Hangi ışık ve renk yada ampul cinsi; sertliği ya da yumuşaklığı temsil eder ya da vurgular acaba ?.. Bir psikoloğa danışmanın yeri ve zamanıdır bence!.. Hep söylüyorum ya; bu iş, “bir elektrik tesisatçısının insafına bırakılmayacak kadar önemlidir!..”

 BİLGİSAYAR DESTEĞİ..

Artık biliyoruz ki, bilgisayar destekli çözümlerle, adeta bir senaryo dahi yüklenebiliyor aydınlatmaya.. Belki de bu yolla, durağan yani sabit bir ışık sahnesinden, müşteriyi o noktada duraksatacak akıcı bir aydınlatma senaryosuna evrilebilmek bile mümkün olacaktır..Aman dikkat !o,Ortalığı bir diskoteğe de çevirmeden!..Bu akışa bir de senkronize ses efekti eklediğinizde ortaya çıkabilecek,“seyrine doyulmaz” bir mağaza ziyaretinin, satışları nasıl etkileyeceğini hayallerinize bırakıyorum..Bir de sır vereyim.. Haftada bir değiştirin ki bu senaryoyu, “şimdi nasıl olmuş o köşe ?” diye merak etsin ve görmeye gelsin “artık sadık olmaya başlayan müşterileriniz !”

 Malumdur ki projekte edilmiş ışıklarla, malların üzerine yada hemen yanlarındaki ekranlara; fiyatlarını da, bazı önemli özelliklerini de yansıtabilirsiniz.. Dozunda olmak şartı ile, hem yeterli ışık seviyesini sağlamak, hem de yeterince dikkat çekmeyi becermek hiç de zor olmayacaktır..Aşırıya kaçmayan bir aydınlıkta sadece spot ışıklarla yaratılabilecek “bir sahne atmosferi”hayli ilgi toplayacaktır..  Her şeyin aşırısı zarardır malum.. Bazı bazı gördüğüm, tavanlarda duvarlarda sürekli dolanan lazer ışıklarından da hiç bahsetmiyorum o yüzden.. Ben burada, “dikkati toplamaktan”bahsediyorum. Bir bayram yeri havasında atmosfer yaratıp “dikkati dağıtmaktan”hiç değil..

basliksiz-2

LEDLERE DİKKAT..

Şu; sıra sıra, tespih dizisi Ledlerden de gına geldiğini artık fark edelim derim.. Bir kuruyemişçi de, bir lüks giyim mağazası da aynı çareye başvurduğunda; kimlik kayboluyor.Hem aydınlatma sıradanlaşıyor birden, hem de dükkân !..Bir de şuna dikkat etmek gerek; rengârenk ampullerin, bir pavyon ışıkçısının zevkiyle serpiştirildiği mağazaların,yine birden sıradanlaşan görüntüsüne..Âdetâ kötü bir makyajla, aslen var olan güzelliğin çirkinliğe dönüşmesi gibi.. Aman dikkat !.. Evet her renk güzeldir.. Ama; tadında, yerinde, yakışan tonunda ve uygun aydınlatma seviyesinde olabildikçe..Yine Led teknolojisi sayesinde her köşede önümüze çıkan, akan yazı tabelâlarının artık sıradanlaşan ve bıktıran görüntüsünden de sakınmak gerek. Bir mağaza; sattığı ürünleri kalitesi ve ayrıcalığı ile öne çıkmalıdır.. Dijital kolaycılığın desteğine sığınarak değil!.. Bazen bir mum ışığı ya da bir şamdan yeter bütün dikkatleri üzerine çekmeye, bazen de dev bir projektörün ışıltısıiyice aydınlattı sanırken ortalığı, aslında satışa sunulan değerli malzemelerin tüm detaylarını gözden saklayabilir..

 

ZEMİN KAPLAMASI..

Dükkân zeminlerinin aynı zamanda yansıtıcı olan parlak malzemelerle kaplı olması, yürüyüş güvenliğini de tehlikeyebasliksiz-4 düşürdüğü gibi, uzun süre kalınan mağazalarda baş ağrısına neden olur ve içgüdüsel olarak da, o mekânı terk etme duygusu yaratır..Yapılan testler bunu kanıtlıyor..Böylece, önündeki müşteri koridorlarında da genellikle aynı yanlışa düşüldüğünden, mağazanın içi ile dışı arasında pek fazla kimlik farkı da kalmamaktadır.. Böyle durumlarda, tüm armatürlerin en azından yere doğru yönlendirilmemesine,yani ışıkların yansıyarak göze girmemesine de dikkat etmek gerekir..En doğrusu; mağaza zeminlerinin, örneğin ahşap ya da uygun bir halı gibi, hem konfor hissi ve ayrıcalık yaratan hem de yansıtıcı olmayan malzemelerle kaplı olması tavsiye olunur.. Böyle bir zeminde, yön ve yol gösterici olabilecek, ya da farklı renklerle reyonları birbirinden ayırabilecek, zemine gömülü,boncuk boncuk etkisi vermeyen, çizgisel bir led aydınlatma da düşünülebilir..

 

ELEKTROMANYETİK KİRLİLİK

 Belirli bir düzeyin üzerindeki elektroiklimsel kirlilik ve bu kirlilikten etkilenme süresi, insanlarda pek çok rahatsızlık ve hastalıklara yol açmaktadır. Örneğin, kısa süreli deneylerde; nabız atışlarında dengesizlik, vücut ısısının artışı ve kan basıncı ile parametrelerinde değişiklikler gibi akut rahatsızlıklar gözlenmiştir. Uzun süreli deneylerde ise; uyku bozukluğu gibi kronik rahatsızlıklar ile, çocuklarda “lösemi” ve erişkinlerde “kanser” riskinin arttığı belirlenmiştir. Bir iletkenden geçen elektrik akımı, her zaman bu iletkenin etrafında bir manyetik alan oluşturur.Akım şiddeti artarsa, manyetik alan şiddeti de artar.

basliksiz-5Bir tesisat bacasından çok sayıda kolon kablosu geçerse, yakın çevresinde önemli bir düzeyde elektrik alanı oluşabilir. Yapı içindeki döşemenin, özellikle yükseltilmiş döşemelerin altındaki ya da asma tavan boşluğundaki düzensiz ve yoğun dağılım, kirlilik düzeyini etkiler. Sıva altı plastik borular, topraklanmış metal borulara oranla daha yüksek düzeyde bir kirlilik oluşturur. Sıva üstü antigron’da kirlilik, sıva altına göre daha yüksektir. İnsanın baş bölgesine yakın yükseklikte döşenen elektrik kabloları, sinir sistemini olumsuz etkileyebilir. O yüzden, aydınlatma adına döşenecek tesisatlarda“maksat aydınlatmaktır her şey mubahtır !” diye yola çıkarsak, “bu dükkâna girenler neden orayı alışveriş etmeden hemen terk ediyor ?” sorusunun yanıtını da hiç bulamayız.. Aman dikkat !..“Nasıl olsa kimse göremiyor !” diye, özellikle mağazalarda, tavan arasına ya da döşeme altına tıkıştırılan kablo kalabalığının, orada çalışanlara ve müşterilere neye mal olacağını hiç unutmamalıyız 1..

 ÖZETLE..

Elbette, küçük ya da büyük, herhangi bir mağazaya ilk kimliği kazandıran; bir mimar ya da iç mimardır ama, maalesef daha sonraki müdahaleler yüzünden o kimliğin kaybolmasına neden olanlar da çoğunlukla, bir daha onlara danışmaya gerek duymayan, yani kolaya kaçan dükkân sahipleridir.. Bu sorumsuz yozlaşmaya en çok yardımcı olan ise, aydınlatma yanlışlarıdır maalesef.. Nasıl ki güzel bir insan yüzünü, çenesinin altından alnına doğru yönlendirilen ışık bir Drakula’ya çevirebiliyor, ama bir fotoğraf stüdyosundaki doğru aydınlatma, o yüzün tüm güzelliğini ortaya çıkarabiliyorsa, bir mağazanın önemini ve sunulanların değerini hakkıyla ortaya çıkarabilecek ya da tersine,sıradanlaştıracak olan da öncelikle; aydınlatmadır.. Bilinmiş ola !..

 

Y.Mimar

Çelik ERENGEZGİN

cabatasarim@turk.net

 

 

Yorumlar

Yorum Mesajınız