23970367Baksı Müzesi Doğu Karadeniz’de, Bayburt’un 45 km dışında, Çoruh Vadisi’ne bakan bir tepenin üzerinde kuruludur. Eski adıyla Baksı, bugünkü adıyla Bayraktar köyünde yükselen bu sıra dışı Müze, çağdaş sanat ve geleneksel el sanatlarına aynı çatı altında yan yana, iç içe yer vermektedir.

Sergi salonları, depo müze, atölyeler, konferans salonu, kütüphane ve konuk evi ile 40 dönümlük bir araziye yayılan Baksı Müzesi, Bayburt doğumlu sanatçı ve akademisyen Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın bireysel düşü olarak 2000 yılında filizlendi. Bu fikri hayata geçirmek amacıyla 2005 yılında bir vakıf kuruldu. Müze, başta sanatçılar olmak üzere çok sayıda gönüllünün katkısıyla yıllar içinde gerçek bir toplumsal projeye dönüştü. Müzenin ana binası, 2010 yılında zorlu bir serüvenin sonunda, devletten hiçbir maddi yardım almadan, tamamlandı. 2012 yılında Müze’nin yeni sergi salonu olan Depo Müze sanatseverlerle buluştu.

panorama11-242041

06 Baksı Sergi Salonu, Mesafe ve Temas Sergisi

Baksı Müzesi Vizyonu

Baksı Müzesi, yoğun göç veren ilimiz Bayburt’tun Bayraktar köyünde; gurbetin, kaybolan geleneklerin, unutulan değerlerin neden olduğu sorunlara ve sonuçlara bir çözüm arayışıdır. Akademisyen, sanatçı Prof. Dr. Hüsamettin Koçan’ın doğduğu topraklara yaşam birikimini taşıma çabasının bir sonucudur. Tersine göçü başlatacak çalışmaları; gelenek-gelecek ve süreklilik bağlantılarını kuran, bu bağları istihdam-beklenti ve moral unsurları ile güçlendiren bir anlayışa sahiptir. Geleneksel kültürü koruyarak, gelecek kuşaklara aktarmak için araştırmalar yapan, bu zeminden hareketle özellikle kadın istihdamı projelerini uygulamaya koyan bir müzedir. Bulunduğu bölgede özel yetenekli çocukları tespit edip, burslarla eğitimlerine katkıda bulunarak, özellikle tasarım, sanat ve kültür alanlarında gelişmeleri için projeler uygulamaktadır. Kültür turizmi aracılığıyla bulunduğu bölgeye istihdam sağlayan Baksı Müzesi, Baksı köyünü uzmanların önerileri doğrultusunda geleneksel yapısını koruyarak örnek bir köy olarak yeniden tasarlanmayı planlamaktadır. Baksı Müzesi, kendisini sadece seyirlik bir müze olarak sınırlamayan, o bölgede yaşayan insanlara imkânlar sağlayan, eğitim veren, o topraklarda yaşamayı bir sevinç haline getirmek isteyen bir müzedir. Baksı Müzesi, diğer müzelerden farklı olarak gelenekselle sadece bir yöne ve döneme ait olmadan gelenekselle çağdaşı aynı zeminde buluşturan, bünyesinde kurduğu üretim birimleriyle, ekonomik hedefler oluşturan özel bir kimliğe sahiptir.

 

Müze ve Sergilerbaksi_muzesi_zeynel_Abidin_ozturk

Baksı Müzesi’nde, önde gelen sanatçıların eserlerinden oluşan nitelikli bir çağdaş sanat koleksiyonu ile geniş bir halk resimleri koleksiyonu ve yerel el sanatlarını yansıtan özgün örnekler bir arada yer alıyor. Müze, sanatçılar ve araştırmacılar için geleneksel sanatlarla çağdaş sanatı buluşturan özgün bir kültürel etkileşim merkezi yaratmayı, yoğun göç nedeniyle parçalanmış bir kültürel ortama yeniden hayat verebilmeyi ve kültürel belleğin sürdürülebilirliğine katkıda bulunmayı amaçlıyor. Baksı Müzesi’nde iki grup eser bulunmaktadır. Birinci grupta günümüz sanatının önemli isimleri yer almaktadır. Ömer Ali Kazma, Murat Morova, İnci Eviner, Mustafa Ata, Bubi, Gülsün Karamustafa’nın içinde yer aldığı bu grubun yanı sıra genç kuşak sanatçılarımızdan Elif Süsler, Sena Arcak, Şenay Kazanova, Ali İbrahim Öcal, İbrahim Koç, Özlem Şimşek Esin, Borga Kantürk, Çağrı Saray gibi genç kuşak sanatçılarının yapıtları sergilenmektedir. Öte yandan geleneksel sanatlar bölümünde şifa tasları, AhMinel Aşk, Eshab-ı Kehf, kahve resimleri, yerel çömlekçilik örneklerinin içinde bulunduğu geniş bir koleksiyon yer almaktadır. Baksı Müzesi’nin en özgün yanlarından birisi güncel olanla geleneği aynı zeminde sergilemesi, her iki yapının karşıt birer olgu olarak ele alınmadan bir bütünlük içinde sergileniyor olmasıdır. Öte yandan Baksı, istihdam sağlamak amacıyla kurduğu atölyelerde ürettiği dokumalarla günümüz tasarım dinamiklerini de kapsamına alıyor, bu doğrultuda Özlem Süer, Arzu Kaprol ve Faruk Malhan gibi ünlü tasarımcılar Baksı Müzesi için projeler ürettiler ve müze koleksiyonunda sergilenmekte.

2900

Baksı Müzesi’nin Bölümleri

Sergileme Salonu: 1.500 metrekarelik bu alanda Şahmaran, Köroğlu, Eshab-ı Kehf temalı halk resmi örnekleri, camaltı ve işleme koleksiyonu, yazı resimler, şifa tasları, alemler, taş baskılar, çömlek ve seramikler, ehramlar müzenin geleneksel el sanatlarını temsil ediyorlar.

Depo Müze:2012yılında hizmete giren Depo Müze birbirine geçiş veren iki bölümden oluşmaktadır. Depo Müze, Müze koleksiyonunda yer alan eserler için hem depo görevini üstleniyor hem de eserlerin ziyaretçilerle buluştuğu bir sergi mekânına dönüşüyor.  Konuk Evi: Özgün Bayburt evinin yerel mimari unsurlarını yansıtan, etnografik eşyaları bünyesinde barındıran Bayburt Evi, Taş Odalar, Genç Odalar ve olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Baksı Müzesi Konukevi, 17 odası ile aynı anda 44 kişinin konaklamasına imkân sunuyor. Konferans Salonu:150 koltuk kapasiteli salondaseminer, konferans, panel ve gösterilere yer vererek çok yönlü bir müzecilik anlayışını yansıtmaktadır. Baksı Kütüphane: Bu birimde sayıları 10 bine ulaşan sanat yayınları, halk bilimi ile ilgili yayınlar yer almaktadır. Kütüphane, sanatseverlerin kitap, dergi ve görsel-işitsel malzeme bağışlarıyla zenginleşmekte ve güç kazanmaya devam etmektedir.

Atölyeler

Kilim ve Ehram Atölyeleri

Sürekli üretime yönelik ehram ve kilim atölyeleri kaybolan el sanatlarını yeniden kazandırmayı amaçlıyor. Yıl boyunca çalışmaların devam ettiği ehram dokuma ve kilim atölyelerinde, yöredeki kadınlar istihdam ediliyor ve bu şekilde ekonomiye katkı sağlanıyor ve meslek sahibi oluyorlar.

Çağdaş Sanat Atölyesi

Baksı Müzesi bünyesinde bulunan Çağdaş Sanat Atölyesi, çağdaş sanat üreten sanatçılara kucak açıyor. Sanatçılar yaz aylarında sanatın çeşitli dallarında programlanan toplu etkinliklere katılabilecekleri gibi bireysel çalışmalarda gerçekleştirebiliyorlar.

 

3313Baksı Müzesi, Avrupa’nın en prestijli müze ödüllerinden biri olan Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi tarafından verilen 2014 Yılı Avrupa Müze Ödülü’nü kazandı. Ödül jürisi, Baksı Müzesi’ni, yerel halkın kültürel ve ekonomik olarak kendi toprağında kök salmasına destek olma ve merkez ile periferi arasındaki mesafeleri azaltma misyonu nedeniyle “2014 Avrupa Yılın Müzesi” seçtiğini açıkladı. Jüri,  Baksı Müzesi’ni, “yönetimi ve düzenlediği etkinlikleri ile Avrupa Konseyi Faro Sözleşmesi’nde yer alan kültürel mirasın yaşatılmasına yönelik prensipleri, yerelde kusursuz uygulayan etkileyici ve ilham verici bir müze ”olarak tanımladı. Ayrıca, Jüri üyeleri, Baksı Müzesi’ni bir “kültürel etkileşim noktası” olarak tanımlayarak, müzenin yerel öğeler ve kentsel değerler arasında diyalog kurmasını sağlayan, geleneksel kültürleri güncel hayat tarzları ile birleştiren konseptinden etkilendiklerini belirttiler.

2928 copy

Editörün Gözünden;

Baksı Müzesi öncü kimliğinden ödün vermeyen sade ve net aydınlatması ile de göz dolduruyor. Müze’nin dış ve iç aydınlatması, çevresel ışık ile çelişmeyen ve bağırmayan bir uyum gözetmiş. İç aydınlatma sorunu hem mekanı hem sanat yapıtlarını, görülmesi gerekeni göstererek aşılmış. Müze ana binası, Depo Müze, atölyeler ve konuklama ögeleri geceleri, anıtsallığını gizleyerek çevreyle uyum içerisinde ışıklandırılmış. Her aydınlatma elemanı, geleneksel dokunun rengi ve ışık dozuyla rekabet etmeyen uyum gözetilerek yerleştirilmiş. Coğrafyanın doğal ışığında; geleneksel doku ile çağdaş yapısal ögeler yalın, şık ve göze batmayacak bir şekilde kurgulanarak aydınlatılmış. Tüm müzenin aydınlatma sorunları bütünün parçası olarak düşünülüp amaca uygun çözümlenmiş.

Yorumlar

Yorum Mesajınız