Arama

KAPAT
MAKALELER

Şehir Planlamada Aydınlatmanın Yeri

Ana Sayfa MAKALELER Şehir Planlamada Aydınlatmanın Yeri
Mehmet Ekerbiçer

23.01.2018 11:19

Depositphotos_13808344_original

Dünyanın önde gelen birçok şehri markalaşmak ve insanlarına daha yaşanabilir yaşam alanları oluşturmak adına aydınlatmaya önem vermektedir. Lyon, Saint Pertersburg gibi şehirler bu alanda isim yapmış ve şehir aydınlatmalarının kalitesi ile birer marka şehir olmuşlardır. Bu çalışmalarının getirisini turizm alanında kazandıkları ile ölçebilmektedirler.” İnsanlar yüzyıllardır her zaman güzelin ve en iyinin peşinde olmuşlardır. Bunun için yaşadıkları çevrede her zaman farklılık yaratma arayışında bulunmuşlar ve hep bir adım öteyi hedef edinmişlerdir. Tasarım ve tasarımcılık bu yüzden her devirde el üstünde tutulan bir değer olmuştur.

Tasarım hayatımızın her alanındadır. Küçük bir toplu iğne yapımından milyonluk şehirleri ve yaşam alanını oluşturmanın başı hayalleri gerçeğe dönüştüren tasarımdır. Bir tasarıma başlamanın ilk aşaması tasarlanacak objenin kim için, ne amaçla, ne için kullanılacağı gibi ana kriterlerinin belirlenmesidir. Bu aşama ne kadar doğru bir biçimde oluşturulursa tasarımın gidişatı o kadar sağlıklı olacaktır. Tabii ki tasarımı yapılacak her objenin de kendi içinde kullanım koşulları ve yapım malzemesinden kaynaklanan özellikleri vardır. Şehir planlamaları da ana olarak yukarıda belirttiğim aşamalarla başlar ve ihtiyaç listelerine göre şekillenir. Şehir yaşamını ve planlamasını şekillendiren, bilinen en eski ve temel kuralları Miletoslu Hippodamos koymuş ve şehir planlamacılığının temellerini atmıştır. Ana amaç insanların toplu yaşayacakları şehirleri oluştururken yapılaşmayı ve şehir yaşamını bir disiplin altına almaktır. Günümüzde şehir master planları oluşturularak daha düzenli ve yaşanabilir şehirler oluşturulmaya çalışılmaktadır. Eski zamanlarda meşaleler yardımı ile yapılan aydınlatmalar daha sonra gaz lambaları ile yapılmıştır. Bu çalışmalara verilebilecek en iyi örnekler parabolik aynaların da yardımıyla 1820 yılında August Jean Fresnel’in icat etmiş olduğu deniz feneridir. Şehir aydınlatması insanların zaman içerisinde değişen ihtiyaçları doğrultusunda gelişim kaydetmiş ve günümüzde şehir planlaması içerisinde önemli bir yer kazanmıştır. Şehir aydınlatması olarak yalnızca sokak ve cadde aydınlatmalarını ele almamak gerekmektedir. Şehrin değişik bölgelerinin özellikleri, insanların değişik aktivitelerini gerçekleştirdikleri meydan, kültürel ve spor alanları, park ve bahçeler gibi şehrin olmazsa olmaz yeşil alanları, eğitim ve sağlık tesisleri çevreleri, tarihi dokunun bulunduğu bölge ve binaların aydınlatması, ışıklı reklam panoları … şehir aydınlatmasının gözönüne alınması gereken öğeleridir. Bütün bu öğeleri ve o şehre ait diğer değerlerin gözönüne alınarak yapılan aydınlatma planlamalarına da” Şehir Aydınlatma Master Planı” denilmektedir. Aydınlatma bir şehrin ve o şehirde yaşayan insanların yaşam kalitesini ortaya koyan en önemli faktördür. Aydınlatmayı yalnızca elektriksel bir olay olarak görmekte yanlıştır. Günümüzde artık ışık kaynaklarının kalitesi, renksel geri verimleri ve kullanılacak aydınlatma kaynağının işletme maliyetleri gibi konular, birçok ortamda tartışılmakta ve doğru aydınlatmanın kriterleri yeniden belirlenmeye çalışılmaktadır.

Ülkemizde yapılan uygulamalara bakıldığında şehrin tamamını kapsayan bir aydınlatma master planına sahip bir şehrimiz bulunmamaktadır. Yapılan çalışmalar daha çok belirli bölgeler üzerinde yapılan lokal çalışmalar düzeyindedir. Her ne kadar bir şehrin planlaması ile ilgili yetki, yerel yönetimlerde olsa da sokak ve cadde aydınlatmalarından o bölgede bulunan elektrik kurumu sorumludur ve bu iki kurumun birbiri üzerine bir yaptırımı bulunmamaktadır. Her kurum kendi kriterlerine göre davranmaktadır diyebiliriz. Dünyanın önde gelen birçok şehri markalaşmak ve insanlarına daha yaşanabilir yaşam alanları oluşturmak adına aydınlatmaya önem vermektedir. Lyon, Saint Pertersburg gibi şehirler bu alanda isim yapmış ve şehir aydınlatmalarının kalitesi ile birer marka şehir olmuşlardır. Bu çalışmalarının getirisini turizm alanında kazandıkları ile ölçebilmektedirler. Aydınlatma standartlarına önem verilerek aydınlatması yapılmış şehirlere en iyi örneklerden bir tanesi olarak 2007 yılında ziyaret ettiğim Almanya’nın Münih şehrini verebilirim. Yolu o taraflara düşenlere gece şehir merkezinde bulunan televizyon anten kulesinin seyir terasına çıkmalarını ve şehre bir göz atmalarını tavsiye ederim. Anlatmaya çalıştığım şehirciliği, aydınlatma düzenini çok açık bir biçimde göreceksiniz. Standartlar o kadar güzel uygulanmış ki ana yollar, o yollara bağlı olan ikinci dereceli ana yollar, onlara bağlı caddeler ve caddelere bağlı sokaklar aydınlatma seviyelerinin değişikliğiyle kolayca anlaşılabilmektedir. Bu yollar arasındaki park, bahçe, meydan ve alanlar kullanım yoğunluğuna göre aydınlatmaları yapılmış. Şehrin bir plan doğrultusunda aydınlatıldığı çok açık bir şekilde görebilirsiniz. Şehir Aydınlatması konusunda ülkemizde yapılmış en iyi çalışma İstanbul’da yer almakta idi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde bulunan Şehir Aydınlatma ve Enerji Müdürlüğü, İstanbul’u bir üst lige çıkarabilmek için birçok çalışmalar yapmıştır. Günümüzde ise birim eski aktifliğinden çok uzak bir noktadadır. Bu geri gidiş her alanda bir marka şehir olma amacında olan İstanbul için büyük bir kayıptır. Bu yanlıştan dönülmesi ve kaybedilen zamanın tekrar kazanılmasının herkes tarafından arzu edildiğini düşünmekteyim. Aydınlatma master planlarının en önemli ayaklarından biri de enerjinin doğru ve verimli bir biçimde kullanılmasıdır. Günümüzde enerjiye ulaşım için yapılan savaşları ve mücadeleleri düşünürsek bu kriter önemini giderek arttırmaktadır. Birkaç yıl önce başlayan binalar için enerji verimliliği kartı çalışmaları bu kapsamda çok faydalı bir çalışma olsa da yeterli bir hızla gelişememiştir.

İnsanların, yaşam alanlarında enerjiyi doğru kullanmalarını amaçlayan bu çalışmaların varlığından ve gerekliliğinden birçok kişi haberdar bile değil. Bu uygulamanın geliştirilerek genele yayılması ülke kaynaklarının doğru bir şekilde kullanılması açısından önemlidir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından “Enerji Kaynaklarının ve Enerji Kullanımında Verimliliğin Arttırılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik” Resmi Gazete nin 25 Mart 2014 tarihli sayısında yayınlandı. Bu yönetmeliğe göre kamusal alanlarda kullanılacak ampuller ve aydınlatılacak alanlar genel olarak belirlenmeye çalışılmış. Aynı genelge bu alanların aydınlatılması için seçilecek armatürlerin de hangi kriterlere göre seçilmesi gerektiğini tarif etmiştir. Bu tarz çalışmalar her ne kadar bu konular hakkında ümit verici olsa da dünyanın diğer gelişmiş ülkelerine bakıldığında yeterli düzeyde olmadığı kanaatindeyim. Bu tarz çalışmaların aydınlatma master planları çalışmaları ana başlığı altında yapılması en mantıklı ve doğru yol olacaktır. Bu tür bir ana başlık altında yapılan çalışmalar çeşitli kurumlar tarafından yapılan uygulamalardaki dağınık ve koordinasyonsuzluğu da ortadan kaldıracaktır. Bu doğrultuda yerel yönetimler aydınlatma ve enerji kullanım stratejilerini belirlemeli, bu kriterlere göre çalışmalarına yön vermelidirler. Gerekirse merkezi otorite bu çalışmalar için gerekli teknik eleman, araç ve gereç desteğinde bulunmalıdır. Bünyesinde bir mimar bile olmayan belediyelere şahit olmuş bir kişi olarak bu tarz desteklerin çok önemli olduğunu düşünmekteyim. Doğru aydınlatılmış şehirlerde yaşamak ümidiyle …. Mehmet EKERBİÇER

Yorumlar