Arama

KAPAT
HABERLER

Aydınlatma Sektörü Ölçek Ekonomisinde İmalata Geçmeli

Ana Sayfa HABERLER Aydınlatma Sektörü Ölçek Ekonomisinde İmalata Geçmeli
Lightworld

31.07.2013

Başarıya giden yol belli kalitede ve belli kapasitede üretim yapmaktan ve bu sayede rekabetçi fiyatlarla mal satabilmekten geçiyor. İşte burada devlete önemli görevler düşmektedir.Geçtiğimiz günlerde Türkiye’de aydınlatma sektörü nerede ve nereye gidiyor sorularına cevap aramış ve sektörün doğru politikalarla bölgesinde önemli bir güç olabileceğini dile getirmiştik.Peki, bu hedefe ulaşmak için sektör ve devlet neleri yapmalı, neleri hayata geçirmeli?Türkiye, ülke olarak bazı sektörlerde Avrupa ve diğer coğrafyalarda söz sahibi haline geldi. Özellikle demir çelik, tekstil, hazır giyim, inşaat sanayisi malzemelerinde gösterilen başarının altında yatan en önemli sebep belli bir üretim kapasitesine ulaşmış olmamızda yatıyor. Mesela inşaat sanayisini örnek alırsak; çimento, vitrifiye, radyatör, sıhhi tesisat, plastik inşaat malzemeleri, alüminyum profil ve kaplama malzemeleri buna gösterilecek en güzel örneklerdir.Çünkü bu ürünler sadece ülkemizde kullanılmıyor. Ulaşılan üretim gücü, kalite ve üretim kapasitesi sayesinde bahse konu ürünler tüm çevre coğrafyalarda satılabilir ve kullanılır hale geldi. Demek ki, başarıya giden yol belli kalitede ve belli kapasitede üretim yapmaktan ve bu sayede rekabetçi fiyatlarla mal satabilmekten geçiyor. İşte burada devlete önemli görevler düşmektedir. Zira aydınlatma sektörü yapılacak birkaç akılcı ve orta vadeli planla bölgesinde yegane güç olacak ve sürekli dile getirdiğimiz "Avrupa’nın üretim üssü, çevre coğrafyaların ise tedarik ve dağıtım merkezi’’ olmamız çok kolay şekilde gerçekleşecektir.Bunun gerçekleşmesi için gerekli teknolojik alt yapı ve yan sanayi gücü elimizde mevcut. Tek yapılması gereken dediğim gibi devletin yol gösterici olup, doğru politikalar ile bunun gerçekleşmesine yardımcı olmasıdır. Burada doğru politikadan kasıt halen en büyük alıcı konumunda olan devletin ölçek ekonomisi için gerekli olan talebin yaratılmasıdır. Bu sayede sadece ülkemizdeki yerli sanayicinin değil, aynı zamanda yurtdışından birçok global markadan da yatırım çekmemiz mümkün olacaktır. İzlenecek bu politikalar aynı zamanda ülkemiz için çok gerekli olan kalıcı sermayenin girişine de önemli bir katkı sağlayacaktır.Burada tabii ki sadece devlet değil sanayicimizin de artık gerekli olan ihtisaslaşmaya doğru yönlenmesi, kendi arasında işbirliği projelerini geliştirmesi ve daha da önemlisi küçük ve orta ölçekli işletmelerin belki de ciddi şekildeortaklık projelerini düşünmeleri gerekmektedir.Unutulmamalı ki başarıya giden yolda en kolay ve basit olan yol; gerek ulusal gerekse uluslararası piyasalarda denenmiş ve başarılı iş projelerini iyi analiz etmek ve bu modelleri günün ve ortamın şartlarına adapte ederek hayata geçirmektir. Bunları hayata geçirdiğimiz zaman Türk Aydınlatma sektörünün başarı hikayesi yazması hayal olmaktan çıkarak hepimiz için gurur verecek bir tablo haline dönüşecektir.Fahir GÖKAGİD Yön.Kur.Bşk.fahir.gok@fersa.net

Yorumlar